Anahtar Kelime Yoğunluğu ve Anahtar Kelime Kullanımı Hakkında

Bu yazımda anahtar kelime yoğunluğu ile anahtar kelimelerin meta tag’larda ve sayfa içerisinde kullanımı hakkında bilgi vermeye çalışacağım.

Blog yazarken anahtar kelime yoğunluğu kriterine dikkat!Ne biliyorum?

Bir önceki yazımda, hem okuyucuların hem de arama motorlarının sürekli bir arayış içerisinde olduğuna değinerek, blogumuzun hepsinin ihtiyacına cevap vermesi gerektiğini ifade etmiştim. Okuyucular açısından bir problem olduğunu sanmıyorum. Ancak aramızdan bazılarının arama motorlarının neye ihtiyacı olduğu hakkında kafasında soru işaretleri olabilir.

Aslında internet dünyasında işleyiş çok basit. İçerik sağlayıcımız kurallara uygun olduğu sürece anlaşılır olarak adledilir, dolayısıyla arama motorları tarafından da tercih edilir. Çünkü arama motorları, araştırılan bir konu hakkında ne kadar çok  sayıda iyi dizayn edilmiş ve anlaşılır site listeyebilirlerse, itibarları da o kadar artar.

Dolayısıyla arama motorlarının da ihtiyacı, kurallara uygun bir biçimde bir ihtiyaca cevap veren kısaca okuyucuları mutlu eden sitelerdir. Biz bu kurallara ne kadar uyarsak ve okuyucular için ne kadar faydalı bilgi verirsek, arama motorları da ödül olarak bizi o kadar yukarılara taşır.

Gelelim bu meşhur kurallara…

Ne öğrendim?

I. Öncelikle her sayfamızın aşağıda listelenen etiketlere (tag)  sahip olması gerekir.

Önemli HTML tagları

Arzu edildiği takdirde başlık etiketleri 6 adede kadar çoğaltılabilir. Zorunluluk değildir ancak uzun yazılarda kullanılması avantaj sağlar.

HTML Başlık Tagları

II. Tüm bu etiketlerde de seçmiş olduğumuz özel anahtar kelimenin bir kere yer alması gerekir.  Ne eksik, ne fazla! Aslında tam bu noktada anahtar kelime yoğunluğu kavramı ile tanışmış oluyoruz. Anahtar kelimelerin tüm kelimelere % cinsinden oranına kısaca anahtar kelime yoğunluğu denir.

Anahtar kelime yoğunluğu,  bir sitenin arama motorları tarafından spam olarak algılanıp algılanmaması açısıdan son derece önemli bir kavramdır. Söz gelimi kullandığımız etiketlerde, özel anahtar kelimenin birden fazla kullanılması , arama motorları nezdinde manipülasyon yaptığımız şeklinde algılanır ve listelememek veya altlarda listelemek şeklinde cezalandırılır.

III. Etiketlere ek olarak özel anahtar kelimenin tüm yazı içerisinde de belirli oranlar dahilinde yer alması gerekir. Yazının gelişme bölümünde ne kadar kullanılacağı metindeki toplam kelime sayısı ile ilintili olmakla beraber, ilk ve son cümlelerde birer kere kullanılması avantaj sağlar.

Ancak yazıyı bir bütün olarak ele aldığımızda, tüm yazıdaki anahtar kelime yoğunluğu belli yüzdeler içerisinde olmalıdır. Bu oranlarla ilgili bir çok teori olsa da, genel kanı olarak anahtar kelimerin tüm kelimeler içerisindeki ağırlığının %3 ile %5 arasında olması yönündedir.

Şahsi kanaatimi sorarsanız, anahtar kelime yoğunluğu için %2 ile %3 arasında kalmanızı, %5’lerin üzerindeki kullanımlara da ihtiyatla bakmanızı öneririm. Aslında okuyuculara yönelik doğal bir yazı yazdığınızda bu oranlardan ne kastedildiğini çok daha iyi anlayacaksınız.

IV. Yeni kavramlarla tanışmaya devam edelim. Sıra yazımız içerisinde anchor text kullanımına geliyor. Peki nedir bu anchor text? Bir dil bilimcisi olmadığım için kendimde bu terimi Türkçeleştirme hakkı görmüyorum. Ancak sizlerde benim gibi bir sözlük karıştırdığınızda, anchor kelimesinin “gemi demiri, çıpa, çengel” olarak çevrildiğini görürsünüz.

Yukarıdaki bu kelimeler arasında da, bana göre anlatacağım kavrama en yakın kelime “çıpa” olarak görünüyor. Zira çıpanın bir ucu zincirle gemiye bağlı olarak denizin zeminine çengellenmesi, anchor text ile sayfanızın başka bir sayfa veya URL’ye çengellenmesini çağrıştırıyor.

Sonuç olarak sayfanızda anahtar kelimenin geçtiği ve tıklandığı zaman başka bir adrese gidilmesini sağlayan linke anchor text yani çıpa tekst denir.

On page SEO kurallarına göre sayfanızda mutlaka özel anahtar kelimenizin geçtiği bir çıpa tekst bulunması gerekir. Gerekli görüldüğü durumlarda bu sayı 2’ye çıkartılabilir.

Ancak 2’den fazla çıpa tekst kullanımı, arama motorları tarafından spam olarak nitelendirilir ve daha önce de belirttiğim üzere sayfanızı olumsuz yönde etkiler. Gördüğünüz üzere anahtar kelime yoğunluğu her yerde karşımıza çıkıyor.

Çıpa tekst için aşağıda kullanmış olduğum “ana sayfaya git” ile sonlanan link örnek olarak gösterilebilir.

Ne yapmalıyım?

Buraya kadar yazdıklarımı özetlemek gerekirse, özel anahtar kelimenizin bütün sayfalarınız için, tüm etiketlerde ve bazı özel yerlerde, anahtar kelime yoğunluğu yüzdesine dikkat edilecek şekilde yer alması gerekir.

Sırada ne var? Artık blog sayfası hazırlamakla ilgili temel bilgileri bitirdiğimize göre sıra HTML ve arama motoru optimizasyonu konularına geliyor. Yani bir yandan blogumuzu ihtiyaca cevap veren yazılarla genişletirken bir yandan da kendimizi arama motorlarına beğendirmeye devam edeceğiz!

Anahtar kelime yoğunluğu üzerine sayfasından ana sayfaya dön

Anahtar Kelime:
 

Optimize Bir Blog Sayfası Oluşturmaya Başlamak!

Sıra sizlerle beraber bir blog sayfası hazırlamaya geldi. Daha önceki yazılarımda belirttiğim üzere, blog dizayn etmek, belirli kurallar çerçevesinde gerçekleştirilmesi gereken keyifli bir süreçtir. Dolayısıyla, tıpkı blog konusu veya alan adı seçerken göz önüne aldığımız bazı kuralar gibi, bir blog sayfası hazırlarken de uymamız gereken kesin kurallar bulunuyor.

Eğer amacımız trafik alan etkin bir blog dizayn etmek ise aklımızdan asla çıkarmamamız gereken en önemli kural ise her sayfanın bir mini blog olduğudur. Yanlış duymadınız. Arama motorları açısından blogumuza ait her bir sayfa aslında birer mini blogtur, dolayısıyla blogumuz için geçerli olan her kural sayfalarımız ve yazılarımız için de geçerlidir.

Ne biliyorum?

İlk yazılarımda sürekli olarak blogumuzun bir ihtiyaca cevap vermesi gerektiğinden bahsetmiştim. Tabiki burada öncelikle kastedilen okuyucuların ihtiyacı idi. Çünkü blogumuzun alacağı trafik, yazdıklarımızın bir amaca hizmet etmesi ile doğrudan ilintili.

Ancak şu andan itibaren bir sorumluluğumuz daha ortaya çıkıyor. O da hazırlayacağımız bir blog sayfası ile okuyucularla aynı zamanda arama motorlarının da ihtiyacına cevap vermek.

Optimize blog sayfası düzenlemekNe öğrendim?

Öncelikle bir noktaya açıklık getirelim. Eğer bir arama motorunun ihtiyacına cevap vermek istiyorsak, bahsi geçen ister blog olsun, ister bir web sitesi, içerik sağlayıcımızla ilgili yarattığımız her şeyi optimize etmemiz gerekir.

Öte yandan tüm optimizasyon kurallarını tek bir yazıya sığdırmak mümkün değil. Önümüzdeki günlerde, arama motoru optimizasyonu ile ilgili olarak tüm bildiklerimi paylaşmaya devam edeceğim. Dolayısıyla bu yazımda sadece bazı temel kurallara değineceğim.

Dilerseniz bunlar arasında en önemli olanla başlayalım. Bir önceki yazımızda kendimize nasıl bir anahtar kelime ağacı oluşturabileceğimizden bahsetmiştik. Bu yazımızda da bu kelimelerin kullanılması gereken en önemli yerden bahsedeğiz: sayfamızın URL’si.

Ne demek istediğimi somut bir biçimde açıklayabilmek için, isterseniz sizlerle incelediğimiz örneklerden birini ele alalım. Mesela “vücut geliştirme” konusu hakkında bir blog yazdığımızı ve adresimizin de www.vucut-gelistirme.com olduğunu varsayalım.

Eğer ön çalışmalarımızı tamamladıysak, yani konumuzla ilgili aklımıza gelen tüm anahtar kelimeleri standartlara uygun bir biçimde çıkardıysak yapmamız gereken tek şey var. Daha önce oluşturmuş olduğumuz anahtar kelime ağacına gitmek ve içerisinden yazmak istediğimiz konu ile en alakalı olan anahtar kelimeyi seçmek.

İlk blog sayfası için ilgimizi çeken özel terimin “vücut geliştirme teknikleri” olduğunu düşünelim. Bu durumda yazdığımız sayfanın URL’si www.vucut-gelistirme.com/vücut-geliştirme-teknikleri olmalıdır. Yani seçtiğimiz anahtar kelimenin olduğu gibi sayfa URL’sinde yer alması gerekir. Ne eksik ne fazla!

Dolayısıyla yazdığımız yazının da sadece “vücut geliştirme teknikleri” ile ilintili olması gerekir. Tabiki bahsi geçen anahtar kelimenin de tüm meta tag ve tag’larda (meta etiket ve etiketlerde), yazı başlığında ve yazımızın belirli yerlerinde kurallara uygun bir biçimde yer alması gerekir.

İşte her yazımız ve sayfamız için yapmamız gereken bu işlemler neticesinde bir AKOS oluşturmuş oluruz. Yani Anahtar Kelime Odaklı bir sayfa oluşturmuş oluruz. Neden tüm bu kurallara uymamız lazım diye soranlar varsa cevabımız çok basit. Tüm bunları büyük patronun ihtiyacına cevap vermek için yapıyoruz. Büyük patron kim mi? Tabiki en başta Google olmak üzere tüm arama motorları.

Arama motorlarının bir içerik sağlayıcıya nasıl baktığını farklı yazılarda uzun uzun anlatacağım. Ancak şu an için bilinmesi gereken tek şey var, o da arama motorlarının her içerik sağlayıcı için düzenli olarak ilinti sorgulaması yaptığı.

Yani arama motorlarının düzenli olarak alan adı ile alt alt URL’ler, alt URL’ler ile sayfalar, sayfalar ile meta taglar, meta taglar ile yazının içeriği hakkında ilintiye baktığı. Bu ilinti noktalarını çoğaltmak mümkün. Ancak tüm bunların tek bir ortak noktası var: O da anahtar kelime.

Anahtar kelime, tüm bu elementler arasında kaynaştırıcı ve bütünleştirici bir rol oynuyor. İşte bu sebepten dolayı, her bir blog sayfası, anahtar kelime odaklı sayfa olarak dizayn edilmek zorunda.

Yani her bir blog sayfası, blog konusu ile ilintili ve daha önce oluşturulmuş anahtar kelime ağacından seçilen özel anahtar kelime odaklı olmalı.

Arama motorları için ne yapmamız gerektiğine az çok değindiğimize göre sıra bir diğer önemli soruya geldi. Peki okuyucular için ne yapacağız?

Hatırlarsanız ilk yazımda para kazanmak isteyen bir yatırımcının önce ihtiyacı belirlemesi gerektiğine (blog konusu seçmek), daha sonra ihtiyaca uygun bir yerde bir dükkan açması gerektiğine (alan adı seçmek), daha sonra da insanlara ihtiyaç duydukları şeyi (AKOS) en mükemmel bir biçimde satması gerektiğine değinmiştim.

İşte bizim de okuyucular için yapmamız gereken, araştırılan konulara en mükemmel bir biçimde cevap bulmak. Çünkü okuyucularımızın ne aradığını anahtar kelime araştırması yaparken, blog konusu seçerken, alan adı belirlerken çok iyi biliyoruz.

Dolayısıyla bizim de onlara satacağımız ürün, aradıkları anahtar kelimeleri odak alan sayfalar. Ama en iyi şekilde yazılmış, en açıklayıcı, ihtiyaca en iyi cevap veren mükemmel sayfalar olmak kaydıyla.

Ne yapmalıyım?

Sonuç olarak trafik alan etkin bir blog oluşturmak için, her bir blog sayfasının aslında mini bir blog olduğunu unutmadan, oluşturduğumuz anahtar kelime odaklı sayfalar ile hem okuyucuların hem de arama motorlarının ihityaçlarına cevap vermemiz gerekiyor.

Yukarıda blog sayfası hazırlarken o sayfa için seçilen özel anahtar kelimenin tüm etiketlerde, yazı başlığında ve yazımızın belirli yerlerinde kurallara uygun bir biçimde yer alması gerektiğinden bahsetmiştik. Yani kısaca arama motorlarının ihtiyacına cevap vermek için uymamız gereken teknik kurallardan.

Peki bu kuralların ortak özelliği nedir? Bir blog sayfası tamamen bu kurallara uygun olarak nasıl oluşturulur? Neden arama motorları kendi kurallarına uygun içerik sağlayıcılar isterler? Tüm bu soruların cevabı da kısmen bir sonraki yazımızda. Neden kısmen? Çünkü bu kurallar bir sayfada açıklanamayacak kadar çok ve bir o kadar da önemli!

Optimize bir blog sayfası nasıl hazırlanır sayfasından ana sayfaya dön

Anahtar Kelime:
 

Anahtar Kelime Kavramı ve Blog Tasarımı

Bu yazımda anahtar kelime hakkında daha detaylı bir tanım yaparak, trafik alan etkin bir blog tasarımı için bu özel kelimeleri nasıl kullanmamız gerektiğine değineceğim. Tabi bu terimlerin işlevini, kullanılması gereken alanları, bu konu hakkında yapılan hataları bir yazıda özetlemek mümkün değil.

Blog tasarımında anahtar kelime kullanımıÖzellikle arama motoru optimizasyonu için adı gibi anahtar bir konuma sahip olan bu terimlerle ilgili daha detaylı yazılarımı SEO kategorisinde bulabileceksiniz. Dilerseniz lafı daha da fazla uzatmadan konumuza geri dönelim.

Ne biliyorum?

Anahtar kelime hatırlayacağınız üzere arama motorlarında araştırma yapanların küçük kutucuklara yazdıkları hedef kelime ve terimler idi. Dolayısıyla bu terimlerin doğru bir biçimde bizim blogumuzda yer alması durumunda, arama motorları yazılarımızı listeliyordu, böylece okuyucular da  ilgili anahtar kelimeler sayesinde yazılarımıza yani blogumuza ulaşabiliyordu.

Yukarıda yazdıklarımızı göz önüne aldığımızda varacağımız sonuç oldukça açık: Ne kadar çok alakalı anahtar kelime bulursak ve bunları doğru bir biçimde kullanırsak, o kadar çok okuyucu yazılarımıza ulaşacaktır. Dilerseniz önce bu kuralın ilk bölümü ile ilgilenelim. Bu sihirli kelimeleri nasıl bulabiliriz?

Ne öğrendim?

Aslında bunun için 3 tane yöntemimiz mevcut.

  • Ana anahtar kelime ile standart araştırma metodu:

AdWords™ programındaki kutucuğa site konusu olarak belirlediğimiz ana terimi yazıp, eşleşme türü kutucuğunu da “tam” olarak işaretlediğimizde,  karşımıza ana kelimemizin alt terimleri ile bu kelimelere ait Google™ arama motorunundaki aranma hacmini çıkar.

Bu terimler içerisinden site konumuzla alakası olmayanları ayıkladığımızda, elimizde kalanlar ağacımızın gövdesini oluşturur. Dilerseniz önceki yazılarımızda site konusu bulmak maksadıyla incelediğimiz örneklerden bir tanesi ile bir ağaç oluşturmaya başlayalım.

Örneğin “akvaryum balıkları” ana kelimesi ile AdWords™ programında dikey araştırma yaptığımızda, bu terimin hemen altında yer alan “satılık akvaryum balıkları, akvaryum balıkları fiyatları, akvaryum balıkları çeşitleri” gibi listelenen yaklaşık 50 adet terim, bizim anahtar kelime ağacımızın gövdesini oluşturur.

  • Ayıklama metodu:

Hatırlayacağınız üzere blog konumuzu belirlemeye çalışırken, “akvaryum” kelimesini çok geniş olduğu yani çok sert bir rekabet olacağı için elemiştik. Ancak tabiki bu eleme, akvaryum teriminden hiç faydalanmayacağımız anlamına gelmiyor.

Dolayısıyla bu sefer de “akvaryum” kelimesi ile AdWords™ programında dikey araştırma yaptığımızda, “akvaryum fiyatları, akvaryum malzemeleri, akvaryum yapımı” gibi konumuzla alakalı bir çok terim daha buluruz. İşte bu alakalı kelimeler de ağacımızın dallarını oluşturmak için ideal alternatiflerdir.

Gördüğünüz üzere bu yöntemde yapmış olduğumuz, anahtar kelimemizin dahil olduğu kümenin en geniş kelimesinden faydalanarak, işimize yarayan kelimeleri ayıklamaktan ibaret. Yani bu kadar basit!

  • Yanına ekleme metodu:

Bu yöntemde de, site konumuzla yakından alakalı ancak, arama sonuçlarında yer almayan kelimeleri kullanıyoruz. Mesela bir balık cinsini ele alalım. Örneğin lepistes.

Arama sonuçlarında yer almayan “lepistes” kelimesi ile AdWords™ programında dikey araştırma yapalım. Buyurun size yeni kelimeler: “lepistes balığı, lepistes yavruları, lepistes üretimi…”

Aslında burası işin en eğlenceli kısmı. Alakalı olmak kaydıyla dilediğiniz kelime (çöpçü balığı, akvaryum motoru, akvaryum bitkileri gibi) ile dikey araştırma yaparak, ağacınızı genişletip, süsleyebilirsiniz. Siz seçtiğiniz konuya ne kadar hakimseniz, bu sihirli terimleri o kadar arttırma şansınız mevcut!

Ne yapmalıyım?

Dolayısıyla artık sıra sizde. Şu ana kadar sizlerle paylaştıklarımla çok kolay bir biçimde bir blog konusu seçebilir ve süratle anahtar kelime ağacınızı oluşturabilirsiniz. Sonrası?

Doğal olarak aramızdan bazıları bu kelimeleri nasıl kullanacaklarını merak ediyorlardır. Biraz sabır! Sonraki yazılarımızda da sıra bu sanata geliyor.

Anahtar kelime ağacı oluşturmak sayfasından ana sayfaya dön

Anahtar Kelime:
 

Alan adı belirlerken dikkat!

Bu yazımızda sizlerle beraber bir alan adı ya da diğer bir adıyla domain belirleyerek trafik alan etkin blog dizaynındaki en önemli ikinci aşamayı tamamlayacağız. Peki domain nedir?

Teknik detaylarla zaman kaybetmemek için mümkün olan en basit şekilde tanımlamaya çalışalım. Domain kısaca, bizim internet dünyasındaki adresimizdir.

Her alan adı ve uzantısı (com gibi) bir bütün olarak tektir. Örneğin internette www.rehber-blogcu.com olarak tek bir içerik sağlayıcı bulunabilir. Dolayısıyla birçokları için seçilen domain önem arzetmektedir. Peki bizler için?

Bizim için seçeceğimiz adres hayati derecede önem taşır. Zira domain tesbit etme, search engine optimization yani arama motoru optimizasyonu sürecindeki en önemli 2. adımdır. Neden mi?

Alan adı veya domainNe biliyorum?

Hatrılarsanız ilk yazılarımızda odaklı müşteriye ulaşabilmek için nasıl bir bloga sahip olmamız gerektiğinden bahsetmiştik, hatta bizim için geçerli olacak bir blog tanımı yapmıştık.

Akabinde arz,talep ve rekabet kriterlerini göz önüne alarak, bir ihtiyaca cevap veren uygun bir blog konusu seçmiştik. Yine hatırlayacağınız üzere, bu süreç içerisindeki analizlerimizi de anahtar kelime kavramından hareket ederek yapmıştık.

Belki siz farketmediniz ama biz aslında internetteki adresimizi belirlemiştik bile! Nasıl mı? Dilerseniz nasıl seçim yaptığımızı anlamak için, daha önceki verdiğimiz somut örnekler üzerinden gidelim.

Ne öğrendim?

Hatırlayacağınız üzere, “akvaryum balıkları”, “gitar dersleri”, “vücut geliştirme”, “virüs programı” anahtar kelimelerinden yola çıkarak kendimize bu konular hakkında trafik alan, etkin bir blog dizayn edebileceğimizden bahsetmiştik. Aslında yapmış olduğumuz, tasarladığımız blog ile ilgili ana anahtar kelimeyi tespit etmekten ibaretti. İşte bu çalışma bizim için aynı zamanda hangi domaini seçmeliyim sorusunun da cevabı oldu.

Dolayısıyla blogumuzun adresi yukarıda belirttiğimiz anahtar kelimeleri barındıran bir domain olacak. Şart mı? Neredeyse şart. Çünkü tüm arama motorlarının baktığı ilk şey, içerik sağlayıcının alan adı ile yayınlanan içerik arasındaki anlam bütünlüğüdür. Bu bütünlüğü yakalayanlar yarışa 1-0 önde başlar! O halde bizim de blogumuzun adresi, seçtiğimiz konuya göre akvaryumbaliklari.com, gitardersleri.com, vucutgelistirme.com, virusprogrami.com alternatiflerinden biri olmalıdır.

Tamin edeceğiniz üzere, her uzman webmaster ana anahtar kelimeyi olduğu gibi kullanarak mümkün olan en kısa adresi edinmek ister. Çünkü çoğunlukla kısalık ile akılda kalma arasında kuvvetli bir korelasyon vardır. Öte yandan yazımızın başında da belirttiğimiz üzere her alan adı ile uzantısının bir bütün olarak tek olması gerekir. İşte bu kural bizi başka bir probleme doğru sürükleyebilir: Ya satın almak istediğimiz adres kullanılıyorsa?

Aslında internet dünyasında sıklıkla karşılaşılan bu sorunla ilgili yapılması gerekenler oldukça basit. Eğer blogumuzu en iyi ifade eden en kısa alan adı müsait değilse bulabileceğimiz iki çözüm var:

  1. (_) alt veya (-) üst tire kullanarak anahtar kelimeleri ayırmak. Örneğin akvaryum-baliklari.com, gitar-dersleri.com, vucut-gelistirme.com, virus-programi.com gibi…
  2. Ya da içinde ana anahtar kelimeyi barındıran, arz, talep ve rekabet kurallarına uygun başka bir anahtar kelime grubu seçmek. Örneğin, satilik-akvaryum-baliklari.com, vucut-gelistirme-hareketleri.com, en-iyi-virus-programi.com, klasik-gitar-dersleri.com gibi…

Bu noktada yeri gelmişken internetteki adresimiz hakkında bilinmesi gereken 2 önemli kurala değinmeden geçmeyelim:

  • Akılda kalması bakımından, yani okuyucular açısından en iyi domain mümkün olan en kısa olanıdır.
  • Ancak arama motorları açısından en iyi alan adı ise, anlam bütünlüğünü en çok yakalayandır. Yani alan adının kısa veya uzun olması, tire (-) içerip içermemesi, kolay okunup okunamaması arama motorlarını ilgilendirmez.

Ne yapmalıyım?

Tüm anlattıklarımızı özetlersek, blogumuz için seçmemiz gereken alan adı, blog konusunu en iyi özetleyen, önceki yazılarımızda detaylı olarak anlatılan arz-talep ve rekabet kurallarına uygun, ana anahtar kelimeyi içeren bir adres olmalıdır.

Alan adı ve SEO arasındaki ilişki sayfasından ana sayfaya dön

Anahtar Kelime:
 

Ana Hatlarıyla Blog Tasarımı

Blog tasarımı
Blog tasarımı, genel kanının aksine, sadece güzel yazıların ve kaliteli görsellerin derlenmesinden oluşan basit bir süreç değildir. Aksine başından sonuna kadar bazı temel kurallar dahilinde hareket edilmesi gereken keyifli ama uzun bir prosestir.

Bu yazımda blog şablonları-temaları, site araçları, PHP,CSS veya HTML gibi teknik konulardan ziyade, etkin bir blog dizaynı için bize yön verecek çok önemli bazı kurallara değineceğim.

Ne biliyorum?

Blog nedir kategorisinde detaylı bir biçimde bahsettiğimiz üzere, trafik alan etkin bir blog tasarımı için konu seçerken:

  1. İlgi duyduğumuz veya iyi bildiğimiz konuları sıralamamız,
  2. Bunlar arasından bir tanesini trafik alacak kadar geniş, devlerin rekabet sahasına girmeyecek kadar dar olması kuralına uygun bir biçimde seçmemiz,
  3. Seçtiğimiz konu ile bir ihtiyaca cevap vermemiz gerekiyordu.

Bundan sonraki yazılarımızda, yani blog tasarımı isimli ikinci kategorimizde, bu ihtiyaca nasıl cevap vereceğimizi ve temel kurallara uygun bir biçimde nasıl blog dizayn edeceğimizi inceleyeceğiz.

Ne öğrendim?

Artık hareket zamanı! Önce kendimize bir alan adı seçeceğiz. Mümkünse bize özel. Neden mi? Blogcu, Wordpress, Blogger gibi herhangi bir servisin kurallarına bağlı kalmaktansa, kendimizin satın aldığı bir alan adı ile özgürce ilerleyeceğiz. Böylece herhangi bir sebeple blogumuzun kapanması, cezalandırılması gibi bir problemle uğraşmayacağız.

Daha sonra kendimize bir anahtar kelime ağacı oluşturacağız. Özellikle bu konu hakkında dünyada var olan tüm tekniklerin üzerinden geçeceğiz. Niçin mi? Çünkü bundan sonra yazacağımız yazıları bu ağaca bağlı kalarak hazırlayacağız.

Akabinde sizlerle beraber ilk yazımız yazacağız yani ilk sayfamızı oluşturacağız. Tabi burada bizi yeni bir kavram bekliyor olacak: AKOS. Bunun ne olduğunu merak edenler biraz sabredecek!

Son olarakta etkin bir blog dizayn edebilmek için ana cephanemiz olan anahtar kelimeleri nasıl kullancağımızı göreceğiz. Anahtar kelime deyip geçmeyin. Onlar artık bizim en yakın dostumuz!

Ne yapmalıyım?

Arzu ederseniz artık bu bölüme yönelik ilk adımımızı atalım. Blog tasarımı kategorsindeki ilk işimiz alan adı seçmek! Ancak bu adımın çok önemli olduğunun altını çizelim. Neden mi? Cevabı çok basit.

Çünkü alan adı, optimizasyonun ikinci altın adımıdır…

Blog tasarımı hakkında temel kurallar sayfasından ana sayfaya dön

Anahtar Kelime:
 
İnternet Hizmetleri