Rekabet analizi ile blog konusu arasındaki ilişki
Rekabet analizi kısaca, rakiplerimizin kimler olduğu ve rakiplerimizin gücü hakkında bilgi veren bir analiz çeşididir. Hiç kuşkusuz bu haliyle, bir yatırım kararı esnasında dikkate alınması gereken en önemli araştırmalardan bir tanesidir.
Ne Biliyorum:
Konunun detayına girersek, rekabet analizi sayesinde rakiplerimizin:
- Kimler olduğunu,
- Hangi konularda güçlü, hangi konularda zayıf olduklarını,
- İzledikleri stratejileri,
- Hatta rekabet güçleri hakkında değerli bilgiler ediniriz.
Rekabet analizi yatırım kararı için tek kıstas olmamakla beraber, bizim için çok önemli bilgiler barındırır. Söz gelimi, sektörde yüksek kar marjı olması, yatırımcının en az rakipleri kadar sermaye ayırabilmesi gibi bazı istisnai durumları düşünmezsek, hiç bir girişimci çok güçlü rakiplerle mücadele etmek istemez.
Ne öğrendim:
Blog konusu seçerken de tıpkı fiziki bir yatırım kararı gibi doğru kararı vermemize yardımcı olan ikinci analiz, aslında yukarıda kısaca değindiğimiz rekabet analizinden başka bir şey değil. Zira talep ne kadar fazla olursa olsun, güçlü rakiplerin olduğu geniş konulardan kaçınmak, bizim boşu boşuna yel değirmenleriyle savaşmamızı engeller.
Peki çok kuvvetli rakiplerin bulunduğu geniş bir alanda mücadele etmeye karar verirsek, başarı şansımız “0″ mı olur? Pek değil ama… Eğer günde 10-15 saatinizi bu işe ayırabileceksiniz, hatırı sayılır bir reklam bütçesi ile yola çıkacaksınız, sık sık başvurabileceğiniz profesyonel bir kadronuz var ise, neden olmasın?

Ne yapmalıyım:
Gelelim internet ortamında basit bir rekabet analizini nasıl gerçekleştirebileceğinize. Hatırlayacağınız üzere talep oranı hakkında bilgi edinmek için Google AdWords™ anahtar kelime aracından faydalanmıştık. Rekabet düzeyi hakkında fikir edinmek için de faydalancağımız kaynak Google™ arama motorundan başka bir adres değil.
Arzu ederseniz konunun daha net anlaşılması için bir önceki yazımızda verdiğimiz örneklerden devam edelim. Mesela Google™ arama motorununa tırnak içerisinde “akvaryum” yazarak arama yaptırdığınızda, sağ üst köşede “akvaryum” için yaklaşık 1.640.000 sonuç çıktığını görürsünüz. Bu sonuç yaklaşık 1,5 milyon sayfa içerisinde akvaryum kelimesinin geçtiği anlamına gelir. Yani en kısa haliyle bizi yüzlerce ciddi rakibip bekliyor demektir.
Bu sefer arama kutucuğuna tırnak içerisinde “akvaryum balıkları” yazarak devam edelim. Sonuç 91.500. Bir önceki yazımızdan hatırlayacağınız üzere, bu anahtar kelime ile ilgili aranma hacmi 27.100 idi.
Bu durumda “akvaryum balıkları”, talep görecek, yani hit alacak kadar geniş, ancak konusundaki devlerin rekabet sahasına girmeyecek kadar dar bir blog konusu görünüyor. Sıkı bir çalışma ile, en azından bu blogda sizlerle paylaşacağım yöntemleri uygulayarak, kendimize trafik alan etkin bir blog dizayn etme şansımız olabilir.
Dilerseniz önceki yazımızda yer alan diğer örnekleri de arz, talep ve rekabet seviyesi açısından inceleyelim. Google™ arama motoru kutucuğuna “müzik” yazdığımızda 55.600.000 sayfada bu kelimenin geçtiğini görüyoruz. Buna mukabil “gitar” kelimesi için çıkan sonuç 9.700.000, “gitar dersleri” içinse 71.400. Aylık aranma hacminin 9.900 olduğu göz önüne alınırsa, “gitar dersleri” uygun olabilecek bir blog konusu olarak karşımıza çıkıyor.
Ve yahut “virüs programı” terimi bizlere, 27.000 civarındaki talep hacmi ve 181.000 adetlik arz oranı ile dikkat çeken bir alternatif sunuyor. Örnekleri çoğaltmak mümkün. Ancak tüm bunların yanında doğru blog konusu seçebilmek için, rekabet analizi dahilinde aşağıda sıralayacağım bazı noktalara daha dikkat etmemiz gerekiyor.
1) Anlam bütünlüğünü yakalamak için blog konumuzdan farklı alanlara kaymamamız lazım (örneğin blog konusu futbol ise müzik hakkında yazılar yazmak gibi). Dolayısıyla seçtiğimiz anahtar kelimenin bize yeteri kadar aranma hacmi olan kelime sunması gerekiyor. (örneğin bebek-368.000, bebek isimleri-90.500, bebek odaları-22.200 vb.)
2) Niceliğin yani arama motorunda seçtiğimiz kelime ile ilgili çıkan sonuçların yanı sıra rakiplerin niteliği de çok önemlidir. İlk sayfalarda dev rakiplerin olduğu konulardan kaçınmak yine faydamıza olacaktır. Örneğin finans sektörü ile ilgili talep ve rekabet açısından uygun bir konu bulunsa bile o kelimeyi arama motoru kutucuklarına yazdığınızda çıkan ilk sonuçlar bankalar, aracı kurumlar gibi finansal kurumlar ise yel değirmeni örneğimizi hatırlayın.
3) İlk sayfalarda çıkan rakiplerimizin optimizasyon kurallarına uyup uymadıkları, aldıkları link sayıları, domain yaşı, sitelerinde yer verdikleri anahtar kelimeler, kullandıkları içeriklerin kalitesi yine konu seçme aşamasında dikkate alınması gereken kriterlerdir (Bu noktada sizlere iyi bir haberim var, Türkçe sitelerin %95’i dünyada kabul görmüş kuralların yanından bile geçmiyor!)
4) Tüm bunlar içerisinde belkide en önemlisi, blog konusu seçmek için malesef sihirli bir formül bulunmuyor. Rakamlar bize fikir vermekle beraber, son karar yine biz blogculara ait. Yani karar aşamasında kesinlikle rakamlardan faydalanmamız gerekiyor ama rakamların yanında konuya ilgimiz, azmimiz gibi bazı sübjektif kriterleri de değerlendirmek gerekiyor. Ayrıca şu an için talep hacmi dar olup, ileride çok talep göreceğine inandığınız bir konuyu, ya da yapısı itibariyle size çok para kazandrabilecek niş ve özel bir konuyu seçmek kesinlikle yanlış bir karar olmayacaktır.
Sonuç olarak talep ve rekabet analizi, doğru blog konusu seçmek için oldukça önem arzediyor. Doğru blog konusu seçmekte, optimizasyon açısında hayati önem taşıyor. Sırada ne var? Yazılarımızı oluşturmadan önce blog yapısı hakkında bazı kavramsal kurallar…
Son Yorumlar
MF on Backlink Nedir? SEO Teknikleri ve Backlink!
İlginiz için ben teşekkür ederim. Syg. MertMF on Odaklı Trafik Alan Blog Ne Demek?
Çok teşekkür ederim, hem ilginiz hem de nazik sözleriniz için. Syg. MFMF on Backlink Nedir? SEO Teknikleri ve Backlink!
Zaman ayırdığınız için ben teşekkür ederim. Syg. MFMF on Backlink Nedir? SEO Teknikleri ve Backlink!
İlginiz için teşekkür ederim. Syg. MFgörsel eğitim on Backlink Nedir? SEO Teknikleri ve Backlink!
makale çok açıklayıcı olmuş çok sağolun ellerinize sağlın başarılar...